Madencilik Sektörüne Kadın Eli Değdi

kobideniz.com 04.02.2013 164
Haber

 

İşlettiği mermer –maden ocakları ile iş dünyasında kendinden söz ettiren, aynı zamanda DEIK Afrika Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Türk Mısır İş Konseyi Başkanlığı görevlerini yürüten Zuhal Mansfield , kadının doğasında girişimcilik olduğunu ve Türkiye’nin kadının gücünden korkmaması gerektiğini söylüyor.
Zuhal Mansfield, kurduğu mermer ve maden ocaklarıyla 8 ülkeye ihracat yapan maden sektörünün en önemli isimlerinden. Mansfield, aynı zamanda DEIK Afrika Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Türk Mısır İş Konseyi Başkanlığı görevlerini yürüterek Türkiye ekonomisine önemlikatkılarda bulunuyor. Mısır ve Türkiye arasında RO-RO seferlerinin başlamasına önayak olan Mansfield, bu proje sayesinde bölge ülkeleriyle mesafelerin kısalmasını sağladı.Türk ekonomisinin ciddi kazanımlar elde etmesinde büyük söz sahibi olan Mansfield, girişimcilik hikayesi ile tüm girişimcilere ilham veriyor.
 
Kıtalara Sığmayan Girişimcilik Hikayesi
 
Parayı ve para kazanmayı çok sevdiğini söyleyen Zuhal Mansfield’in girişimcilik serüveni çok küçük yaşlarda başlamış. Küçük yaşlarda ticaret hayatına atılan Mansfield; kardeşlerine faizle borç para vermek, evde kullanılmayan eşyaları satmak ve bahçedeki dut ağacını kiralamak gibi işlerden sonra 16 yaşında bir arkadaşıyla ilk resmi şirketini kurmak istemiş , yaşı tutmadığı için şirket Anne ve Babasının üzerine kurulmuş. Efe Reklam ve Dekorasyon’da önemli işlere imza atan Mansfield, “Çalışmanı istemiyorum” diyen eşinden boşandıktan sonra yurt dışı macerasına atılmış. Yurtdışındaki çalışma hayatına İsveç’de bir teknoloji firmasında başlayan Mansfield, firmanın Afrika’da bir projeyi almasıyla Afrikaya giderek orada madencilik sektörüyle tanışmış. Bir sonraki durağı Avustralya'da ilk şirketini kurmuş. Bir zaman sonra teknolojinin arkasında kaldığı için iflas ettiğini söyleyen Mansfield, yurtdışı macerasına Altın sektörüyle Hong Kong’da devam etmiş. Mansfield, Çin’de altın fiyatlarının düşmesi ile yönünü mermercilik sektörüne çevirmiş.
 
“Çin’de ki Mermer Pazarını Kurdum” 
Çin’de mermer pazarını kendisinin kurduğunu belirten Mansfield “ Hong Kong'da altın fiyatları düşüp altın maden ocakları kapatılmadan önce, mermerle tanıştım. Diklemesine büyüyen bir ülkenin mermere ihtiyacı vardı ve ben doğru zamanda, doğru yerde,doğru ürünleydim.  Kurduğum pazar meyvelerini vermeye başladı.  Daha sonra yatırımlarımı Türkiye’ye taşıdım. Fabrika kurdum, mermer ocakları açtım. Mermer ne kadar marka oldu bilmiyorum ama ben Türkiye’de ciddi anlamda marka oldum” sözleriyle madencilik sektöründeki markalaşma serüveni hakkında bilgi verdi.
 
Türkiye-Mısır Ticareti Önemli Gelişim Sağladı
Türkiye 2005 yılını Afrika yılı ilan edince, Afrika’yı araştıran Zuhal Mansfield, daha önce ki tecrübeleriyle birlikte Afrika’nın müthiş pazarında yer almak için kolları sıvamış.Türk- Mısır ticaret ilişkilerinin gelişmesinde büyük rol oynayan Mansfield,  “Türkiye’nin Afrika’yı hiç tanımadığını fark edince Avrasya Yönetim Kurulunda ki Belerus İş Konseyi Başkanlığından ayrılıp , Afrika’yı mercek  altına aldım. DEİK Dış Ekonomik İşler Kurulu’nda Afrika Konseyi seçimlerine katılarak Mısır İş Konseyi Başkanı oldum. Konsey Başkanı olduğumda Türkiye’nin Mısır’da toplam dış ticaret hacmi 800 Milyon Dolar, toplam yatırımlarımız 400 Milyon Dolardı.  Başkanlık yaptığım 4 yılda toplam ticaret hacmimiz 5 milyar dolar,oradaki yatırımımız ise 2 milyar dolara ulaştı. Serbest Ticaret Anlaşması da buna büyük katkı sağladı. Şu an Mısır’a harika bir ihracat hacmimiz var” diyor. Türkiye- Mısır arasında Ro-Ro seferlerinin başlamasına önayak olan Manfield,  kara ve deniz yolunu birleştirerek Mersin- Sudi Arabistan arasındaki mesafeyi 230 km’ye kadar indirdiklerini ve bu sayede bölge ticaretinde önemli gelişim sağlandığını ifade etti.
 
“Risk Almaktan Korkmuyorum”
İş hayatındaki başarısını gittiği yere adapte olabilmesiyle açıklayan Mansfield, “Babam bir memurdu ve biz çok sık şehir değiştirirdik. Çok sık şehir değiştirmek bana adapte olma alışkanlığını kazandırdı. Dünyanın hiçbir yerinde yabancılık çekmiyorum. İnsanlarla iletişim kuruyorum ve hiçbir şeyden korkmuyorum. Bu bir girişimci için çok önemli, özgüven eksikliğini ortadan kaldırdığınız takdirde girişimci olabilirsiniz“ diyor
 
“Kadın Doğal Bir Sanayicidir” 
Dünya’nın Türk kadınlarını tanımadığını söyleyen Mansfield, TOBB - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteği ile ’Türk İşKadınının Dünyaya Açılması Projesi’ni hayata geçirdi. Proje kapsamında girişimci kadınlarla beraber Mısır, Hindistan ve Güney Afrika’ya gittiklerini söyleyen Mansfield; “Kadının iş hayatına adım attığı anda başarısız olma gibi bir durumu yoktur. Çünkü biz doğuştan sanayiciyiz. Bir çocuk dünyaya getiriyoruz. Ömür boyu o çocuğa odaklanıyoruz. Dünyaya getirdiğimiz çocuğun, doğru beslenmesinden, doğru eğitilmesine , aile terbiyesi almasından , iyi yaşamasına kadar her döneminde en iyisi olması için çabalıyorsunuz. İş hayatı da böyledir: Siz ne üretirseniz üretin,  ürününüzün en iyi olmasına için çalışıyorsunuz. Tüm bu şartlar göz önüne alındığında, kadının doğal bir sanayici olduğunu görebiliriz. Türkiye, kadının gücünden korkulmaması gerektiğini ve kadının zekasına ihtiyacı olduğunu anlamalıdır " sözleriyle iş dünyasının Türk kadınını şans tanımasının önemini vurguladı.