Kadına karşı şiddeti sona erdirmek için harekete geçme zamanı

Kuresel-Ana-Haber 3112013 207
Haber

söz : Kadına karşı şiddeti sona erdirmek için harekete geçme zamam 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Türkiye ' de çeşitlik etkinliklerle kutlanırken , birçok ilde kadınlar sokaklarda idi . Türkiye ' nin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinde de kadınlar sokaklarda idi . Örneğin Hindistan ' ın başkenti Yeni Delhi ' de yüzlerce kadın sokaklara döküldü .

 

Ardı ardına yaşanana tecavüz olayları nedeniyle dünya gündemine oturan ülkede göstericiler , kadına karşı şiddeti protesto ederken , tecavüzcülerin asılmasını talep etti . Güney Afrika ' nın Johannesbourç * kentinde ise bir araya gelen perküsyon sanatçıları , müzik yaparak ülkelerindeki kadınlara uygulanan şiddete karşı çıktı . Ülkede içlerinde ünlü ampute atlet ( ytu YV ' ümasl * . 1 k " Oscar Pistorious ' un da karıştığı şiddet olayları ve son toplu tecavüz davaları Güney Afrika ' nın gündemine oturdu .

 

- BM girişimi ile kadınlara özel şarkı Bu yılki teması " Sözümüz söz : Kadına karşı şiddeti sona erdirmek için harekete geçme zamanı " olarak belirlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Birleşmiş Milletler ' in girişimiyle özel bir şarkı yapıldı . ' Tek Kadın ' isimli şarkıyı dünyanın dört bir yanından kadın ve erkek şarkıcılar bir arada seslendirdi . 20 ülkeden 25 sanatçının katılımı ile müzikal bir kutlama şeklinde kutlanan ' Dünya Kadınlar Günü ' şarkısında hedef ; farkındalığın artırılması . Değişim çağrısında bulunulan şarkı ile sıradan kadınların kendi ülkeleri ve toplumları için gösterdikleri olağanüstü katkıları ; cesaret ve kararlılık eylemleri kutlanıyor . 103 yıldır , yılda sadece ' birgün ' kadınların başarılarının kutlanmasına ayrılıyor ' Dünya Kadınlar Günü ' ya da ' Dünya Emekçi Kadınlar Günü ' her yıl 8 Markta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gün .

 

İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine , ekonomik , siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılan bu özel gün , 103 yıldır resmi olarak kutlanıyor . - Tarihçe 8 Mart 1857 tarihinde ABD ' nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı . Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi , arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi . İşçilerin cenaze törenine 10 bini aşkın kişi katıldı . 2627 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka ' nın Kopenhag kentin de 2 . Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin , 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart ' ın " Internationaler Frauentag " ( Dünya Kadınlar Günü ) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi . İlk yıllarda her zaman ilkbaharda anılan günün tarihinin 8 Mart olarak saptanışı 1921 ' de Moskova ' dagerçekleştirilen3 . Uluslararası Kadınlar Konferansı ' nda gerçekleşti . Adı da " Dünya Emekçi Kadınlar Günü " olarak belirlendi . I . ve II . Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü ' nün , 1960 ' lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri ' nde de anılmaya başlanması ile daha güçlü bir şekilde gündeme geldi .

 

BM Genel Kurulu , 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart ' ın " Dünya Kadınlar Günü " olarak anılmasını kabul etti . Hande Ocak Başev : Bu şiddet ortamında kutlama , ' delilik ayini Hande Ocak Başev Quattro Business Consulting Kurucu Ortağı Dünya Kadınlar Günü ' ne her üç kadından birinin şiddet gördüğü bir ortamda " kutlamak " her geçen yıl aklın sükut ettiği bir delilik ayini halini alıyor Zira kadınlarımız her yıl daha fazla fiziksel , psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kalıyorlar . Bildiğinin en doğrusu olduğunu , erkek çocuklarının kız çocuklarından farklı olduğunu düşünen kadınlar , erkek anneleri ve aldıkları ilk eğitimi hayat görgüsü ile pekiştirmeyen erkekler var oldukça , sistem onları taciz etmedikçe mevcut resmin değişmesinin imkansız olduğuna dair inancım da maalesef her geçen gün artıyor . Daha pozitif bir resme geçebilmek için şiddetin temel kaynağını bulmak ve evli adamlara eşlerine şiddet uygulamamalarını bu aşamada söylemek yerine çok daha küçük yaşlardan aile içi davranışların değiştirilmesi gerektiği kanaatindeyim . Konu uzmanlarının da belirttiği üzere şiddet aslında modelleyerek öğrenilen bir davranış biçimi ve uygulayanların büyük bölümü küçük yaşlarda ya aile içi şiddete maruz kalıyorlar ya da şahit oluyorlar . Konu sorunların çözülmesinde önemli rol oyanayabilecek hükümetler açısından değerlendirilirse ; Türkiye ' de maalesef siyasi görüşü farketmeksizin - ancak hiçbiri son dönemdeki kadar kötü olmamak üzere - her hükümet kadın hakları ile ilgili kökten ve sürdürülebilir bir çözüm geliştirmede yetersiz kalmıştır .

 

Belirttiğim olumsuzlukların giderilmesi için ; Türkiye Psikiyatri Derneği ' nin aşağıda sıralanan önerilerin hayata geçirilmesini son derece kritik buluyorum . . İmzalanmış olan uluslararası sözleşmelerin yaşama geçirilmesi : 2006 / 17 sayılı Başbakanlık Genelgesi gibi olumlu yöndeki tüm hukuksal düzenlemeler köklü yapısal çözümler üretilmesi beklenmeden uygulamaya konmalıdır . Türkiye ' nin kabul ettiği Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ( CEDAW ) ' ne göre ; Türkiye , toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini gidermekle ve kadına yönelik şiddeti önlemekle mükelleftir . . Kadınların yaşam haklarını garanti altına almak üzere ciddi ve kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalı , gerekli tüm adımlar atılmalı ve fiili olarak yaşama geçirilmelidir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu 23 . Dönem 4 . Yasama yılı faaliyet raporu ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ' nün hazırladığı eylem planları hızla uygulanmaya geçirilmelidir . Kadına yönelik şiddetle mücadele bir halk sağlığı sorunu olduğu için bununla mücadele etmek için , toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına ilişkin politikalar üretilmeli ve kadına yönelik sosyal destek arttırılmalıdır . . Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan " haksız tahrik indirimleri " kaldırılmalı , 5 bin 237 sayılı TCK ' nın 29 . Maddesi uygulanmamalıdır . Namus cinayetleri , uluslararası hukuk açısından yargısız infaz olarak kabul edilmektedir . Bu cinayetleri engellemek için farklı düzeylerde stratejiler geliştirilmelidir . . Şiddet gören , ölümle tehdit edilen kadınlar tüm yasal haklarını kullanmaları sağlanmalıdır . Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50 bini aşan belediyelerin yasal sorumluluklarını yerine getirerek , 2006 / 17 sayılı Baş bakanlık Genelgesinde tanımlandığı şekliyle kadın ve çocuklar için acilen sığınma evleri açılmalıdır . Sağlık çalışanları ve kolluk kuvvetlerine yönelik kadına yönelik şiddet konusunda meslek içi eğitim programları düzenlenmeli ve bunlara katılım teşvik edilmelidir . Kadınların uğradıkları şiddeti rahatça söyleyebilmeleri ve saklamamaları için sağlık kuruluşu çalışanları , emniyet çalışanları , sosyal hizmet çalışanları ve konuyla ilgili diğer kişilerin , mağdur kadına yaklaşım tekniklerini öğrenmeleri gerekmektedir . Kadın ve erkeklerde cinsiyet rollerinin ruhsal hastalıkların sıklığı ve oluşturduğu sorunlar üzerine etkilerine dair geniş çaplı epidemiyolojik çalışmalarla desteklenmelidir . . Kadın , erkek ve çocuk tüm vatandaşların sosyal güvenceleri olmalı , sağlık hizmetlerine engelsiz ulaşmalı ve ücretsiz , herhangi bir katkı payı ödemeksizin bu hizmetlerden yararlanabilmelidir . . Medya , kadına yönelik haberleri aktarırken , haber dilini doğru kullanmalı , etik değerlere uymalıdır . . Yazılı , görsel basın , film ve müziklerin erkek egemen ve kadını aşağılayıcı ifadeler içermemesine dikkat edilmelidir . Okul öncesi eğitim de dahil olmak üzere tüm eğitim birimlerinde uygulanan müfredat cinsiyete yönelik ayrımcılığı pekiştirecek ifade ve imalardan arındırılmalıdır . . Kadınlara yönelik her tür düzenleme kadınların ve kadın örgütlerinin görüşleri alınarak yapılmalıdır . Sivil Toplum Kuruluşlarının talepleri karşılanmalı , çalışmalarına destek verilmelidir . Tüm bu olumsuzluklara rağmen ; bir sonraki 8 Mart ' ta yukarıda belirttiklerimde bir arpa boyu da olsa yol katetmeyi umuyor ; şiddet gören kadınları ve şiddet gören kadınlara destek olan tüm insanları sevgiyle kucaklıyorum . Mansfield : Türkiye kadının gücünden korkmamalı İşlettiği mermer - maden ocakları ile iş dünyasında kendinden söz ettiren , aynı zamanda DEİK Afrika Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Türk Mısır İş Konseyi Başkanlığı ve TOBB Bilecik Kadın Girişimciler Kurulu Başkanlığı ' nı , bir dergide köşe yazarlığı görevlerini yürüten Zuhal Mansfieldkadının doğasında girişimcilik olduğunu ve Türkiye ' nin kadının gücünden korkmaması gerektiğinin altını çizdi . Kurduğu mermer ve maden ocaklarıyla 8 ülkeye ihracat yapan , zamanda DEİK Afrika Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Türk Mısır İş Konseyi Başkanlığı görevlerini yürüterek Türkiye ekonomisine önemli katkılarda bulunan Zuhal Mansfield ; girişimcilik hikayesi ile birçok kadın girişimciye de ilham kaynağı oluyor . Parayı ve para kazanmayı çok sevdiğini söyleyen Zuhal Mansfield , ilk resmi şirketini 16 yaşında kurmak istemişse de yaşı tutmadığı için anne ve babası üzerine kurulan Efe Reklam ve Dekorasyon şirketi ' nde çalıştı . " Çalışmanı istemiyorum " diyen eşinden boşandıktan sonra yurt dışına giden ve İsveç ' te bir teknoloji firmasında iş hayatına atılan Zuhal Mansfield , firmanın Afrika ' da bir projeyi almasıyla Afrikaya giderek madencilik sektörü ile tanıştı .

 

- Zuhal Mansfield : Çin ' deki mermer pazarını ben kurdum Sonrasında Avustralya ' da ilk şirketini kuran Zuhal Mansfield , bir zaman sonra teknolojinin arkasında kaldığı için iflas etse de , Hong Kong ' ta altın sektörüne girdi . Çin ' de altın fiyatlarının düşmesi ile yönünü mermercilik sektörüne çeviren Zuhal Mansfield , Çin ' de mermer pazarını kendisinin kurduğunu söyledi . Diklemesine büyüyen Çin ' in mermere ihtiyacı olduğunu düşündüğünü , doğru zamanda , doğru yerde ve doğru ürünle bulunarak pazarı kurduğunu söyleyen Zuhal Mansfield , " Kurduğum pazar meyvelerini vermeye başladı . Daha sonra yatırımlarımı Türkiye ' ye taşıdım . Fabrika kurdum , mermer ocakları açtım . Mermer ne kadar marka oldu bilmiyorum ama ben Türkiye ' de ciddi anlamda marka oldum " dedi . - TürkiyeMısır ticareti önemli gelişim sağladı dığını fark edince Avrasya Yönetim Kurulundaki Belerus İş Konseyi Başkanlığından ayrılıp , Afrika ' yı mercek altına aldım . DEİK Dış Ekonomik - Kadın doğal bir sanayicidir Dünya ' nın Türk kadınlarını tanımadığını söyleyen Zuhal Mansfield , Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İşler Kurulu ' nda Afrika Konseyi seçimlerine katılarak Mısır İş Konseyi Başkanı oldum . Konsey Başkanı olduğumda Türkiye ' nin Mısır ' da toplam dış ticaret hacmi 800 milyon dolar , toplam yatırımlarımız 400 milyon dolardı . Başkanlık yaptığım 4 yılda toplam ticaret hacmimiz 5 milyar dolar , Mısır ' daki yatırımlarımız ise 2 milyar dolara ulaştı . Serbest Ticaret Anlaşması da buna büyük katkı sağladı . Şu an Mısır ' a harika bir ihracat hacmimiz var " dedi . TürkiyeMısır arasında RoRo seferlerinin başlamasına önayak olan Zuhal Manfield , kara ve deniz yolunu birleştirerek Mersin - Suudi Arabistan arasındaki mesafeyi 230 km ' ye kadar indirdiklerini ve bu sayede bölge ticaretinde önemli gelişim sağlandığını ifade etti . - Risk almaktan korkmuyorum İş hayatındaki başarısını gittiği yere adapte olabilmesiyle açıklayan Zuhal Mansfield , " Babam bir memurdu ve biz çok sık şehir değiştirirdik . Çok sık şehir değiştirmek bana ( TOBB ) desteği ile ' Türk İş Kadınının Dünyaya Açılması Projesi ' ni hayata geçirdiklerini anlattı . Proje kapsamında girişimci kadınlarla beraber Mısır , Hindistan ve Güney Afrika ' ya gittiklerini söyleyen Zuhal Mansfield ; " Kadının iş hayatına adım attığı anda başarısız olma gibi bir durumu yoktur .

 

Çünkü biz doğuştan sanayiciyiz . Bir çocuk dünyaya getiriyoruz . Ömür boyu o çocuğa odaklanıyoruz . Dünyaya getirdiğimiz çocuğun , doğru beslenmesinden , doğru eğitilmesine , aile terbiyesi almasından , iyi yaşamasına kadar her döneminde en iyisi olması için çabalıyorsunuz . İş hayatı da böyledir : Siz ne üretirseniz üretin , ürününüzün en iyi olmasına için çalışıyorsunuz . Tüm bu şartlar göz önüne alındığında , kadının doğal bir sanayicidir . Değişimin sadece teknoloji ve iklimlerde olmadığını , ekonomileride değiştirdiğini ve bu yeni ekonomilerde kadına daha çok ihtiyaç olduğunu söyleyen Mansfield Türkiye , kadının gücünden korkulmaması gerektiğini ve kadının zekasına ihtiyacı olduğunu Türkiye 2005 yılını Afrika yılı ilan edince , Afrika ' yı araştırdığını belirten Zuhal Mansfield , Afrika ' nın müthiş bir pazar olduğunu söyledi . TürkMısır ticaret ilişkilerinin gelişmesinde büyük rol oynadığını kaydeden Zuhal Mansfield , " Türkiye ' nin Afrika ' yı hiç tanıma adapte olma alışkanlığını kazandırdı . Dünyanın hiçbir yerinde yabancılık çekmiyorum . İnsanlarla iletişim kuruyorum ve Allah ' dan başka hiçbir şeyden korkmuyorum . Bu bir girişimci için çok önemli , özgüven eksikliğini ortadan kaldırdığınız takdirde girişimci olabilirsiniz " dedi . anlamalıdır . " dedi . Türkiye ' de iş dünyasının Türk kadınını şans tanımasının önemini vurgulayan Zuhal Mansfield , girişimcilik sloganıı " I love my Job and your Money " şeklinde , sanayicilik sloganını ise " Daha çok ihracat daha refah hayat " olarak belirtiyor .