Bence Her Kadın Sanayici Doğar

Turkiye-Iktidar 13.07.2013 279
Haber
 
TMG Dış Ticaret ve Mansfield Madencilik şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkam olan Zuhal Mansfield, geçtiğimiz 10 yılda Yurtdışında Yaşayan En Başarılı Girişimci, En iyi Kadın Girişimci, En İyi Kadın İhracatçı ödüllerine layık görüldü. DEİK Türk-Mısır İş Konseyi Başkanı. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Bilecik İl Başkanı ve CACCI Asya Pasifik Ticaret Odaları Konfederasyonu Türk Kadın Girişimcileri Temsilcisi olan Mansfield, KAGİDER 'in de kurucuları arasında... Türkiye 'nin en aktif girişimci kadınlarından biri olan Mansfield, "Her kadın sanayici doğar " diyor. "Bence her kadın sanayici doğar" Kadınlarla ilgili ayeti hatırlarsınız; "Kadınlar zenginliğin yansıdır'' der. Ne yazık ki bu zenginliğinin farkında olmayan Türkiye'de nüfusun yansı devre dışıdır. Ülkemde kadın olmanın zor, çalışan kadın olmanın daha zor, işveren kadın olmanın ise imkânsızın hakkından gelmek olduğunun farkındayım. Ama kadınlanmız bu zorluklann üstesinden gelecek kadar kararlı, savaşçı ve akıllılar... Bana göre, günümüz dünyasında kadınların sadece evlerinde oturup çocuk yetiştirmeleri, eşleriyle ilgilenmeleri ve dünyayı kendi evlerinin pencerelerinden izlemeleri kabul edilemez. Zira penceresinden dünyayı seyreden bir kadının dünyası, çerçevenin büyüklüğü ile sınırlı kalacaktır. Günümüz dünyasında yeteneksiz, güçsüz, başarısız, donanımsız hiç kimseye yer olmayacağı için, çocuklarımız kız-erkek ayınmı yapılmaksızın eğitilmeli ve geleceğe hazırlanmalıdır. İş hayatındaki yöneticiler de kadınlara istihdam alanı yaratmalı ve onca yıl dirsek çürüten ve devletin yatınm yapıp okuttuğu kadınların çalışıp üretmesine imkân tanımalıdır. Elbette burada tüm sorumluluğun erkeklere düştüğünü düşünmüyorum. Kadınların en başta kendilerine inanma sorununu çözmeleri gerekiyor. Kendimize inanmalıyız. Bu inancı dayanışmayla pekiştirmeliyiz. Aynı partiyi tuttuğumuz, aynı okuldan mezun olduğumuz, aynı memlekette doğduğumuz için değil, sadece kadın olduğumuz için birbirimize destek vermeliyiz. Türkiye'yi yaşadığım ülkelerle karşılaştırdığımda İsveç, İngiltere, Avustralya, Çin, Hong Kong, hatta Afrika'nın dahi kadın dayanışması konusunda bizden çok önde olduğunu görüyorum. Güçlü, başanlı, akıllı, uyumlu, güvenilir ve sağlam kadınlar olduğumuzun sadece erkekler tarafından kabul görmesi yeterli değildir. Öncelikle biz kadmlann bunu kabul etmesi ve kadının kendi gücüne inanması gerekir. Bu dayanışma ruhuyla, birbirimize 1 destek olmalı, çalışmalı ve üretmeliyiz. Çünkü Türkiye'nin üreten kadınlara ihtiyacı var. Toplumumuzda daha çok üreten kadın olması için kadınlara kabiliyetlerini gösterebilmeleri yönünde şans tanımak gerekiyor. Zira kadınlar için benim yürekten inandığım tek bir düşüncem vardır. Bence her kadın sanayici doğar. Her anne bir çocuk sahibi olduğunda en az 70 yıllık bir yatınm yapmış demektir. Bu yatınmın sağlıklı olarak büyümesi, gelişmesi ve üretmesi İçin çalışır. Bir sanayici bunu zamanla ve tecrübeyle kazanır, oysa bu potansiyel her kadının doğasında mevcuttur. Küçük bir şans tanımayla, iyi bir eğitimle bu cevher ekonomiye büyük katkılar sağlayacak hale gelebilir. Bu güçten mahrum olmak sadece gelişimi yavaşlatmaz, ülkeyi çıkmazlara sürükler. Zira ekonomik krizler bize bu yükün artık sadece erkekler tarafından taşınamayacağını göstermiştir. Dünya bir değişimin, bir dönüşümün, bir çıkmazın içinde çırpınırken Türkiye'de nüfusun yarısını oluşturan kadınların devre dışı olması kabul edilemez... Gelişmek, büyümek isteyen Türkiye'nin bunu yaparken kadınları bir adım geride tutması mümkün olamaz. Çünkü bu davranış bizi aydınlıklara çıkarmaz. Ne savaş, ne barış kadınsız olmazken; ekonomide, kalkınmada, yönetimde de kadınsız başanya ulaşmak mümkün olamaz.