HANGİ ERGENEKON?

Turcomoney 1112013 304
Haber

Kadın Gözüyle Zuhal Mansfield DEİK / Türk Mısır İş Konseyi Başkanı mansfieldtçDturcomüney.com Hangi Ergenekon? Dünyada bütün toplumların kendilerine münhasır; kulaktan kulağa anlattıkları hikayeleri, kendilerine ait efsaneleri, kahramanları ve mitolojileri vardır. Ancak bunlardan en Önemlileri 6 tanedir. Yunan, Çin, Kelt, Roma, Hint ve nihayetinde bir de meşhur Türk Mitolojisi... Meşhur Türk Mitolojisi ifadesini köklü bir tarihe sahip olan ve tarihinin bilincinde olan bir Türk toplumunun varlığına hâlâ ve ısrarla inandığım için kullanıyorum. Türk Mitolojisi' ve/veya "Iurk Efsanesi' kavramını duyar duymaz akıllara hemen 'Ergenekon' efsanesi gelmeli. Günümüz şartlarında Ergenekon kavramının, özellikle yeni nesilin zihninde esastan uzak birşeyler çağrıştırması gayel olağan diye düşünüyorum. Sanırım bu makalenin sonunda benimle hemfikir olacaksınız. Türk milletinin dili ve buna bağlı olarak edebi kültürü, destanları, efsaneleri, dedekorkut hikayeleri ve kahramanları, asırlarca kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa anlatılarak aktarıldı. Bu tablo, aktarılan değerlerin Türk toplumu için ne kadar önemli, ne kadar elzem olduğunu gösteriyor. Sözkonusu bu edebi değerler; yazılı olarak çok sonraları ele alınmıştır. Anadolu'da hala yazıya dökülmemiş, bilinenden çok daha fazla efsaneler, hikayeler ve anlatılanlar var... Bugüne kadar bu değerlere hakkıyla değer verilmediği gibi, tam ülkemizin geldiği ve bulunduğu ekonomik durum ve beraberinde getirdiği teknolojik seviye bunun için iyi bir altyapı oluşturacakken meşhur 'Türk mitolojisi', 'Türk Efsanesi' olarak kayda geçmiş 'Ergenekon' kelimesi farklı bir kulvarda kullanıldı. Böyle bir örgütün varlığını veya yokluğunu tartışmıyorum çünkü bu benim işim değil! Ancak Anadolu'nun bir Türk evladı ve bu toprakların bir parçası olarak şu soru ister istemez aklıma geliyor. Bre vicdansızlar; 'Hiç mi başka isim yoktu da, böyle -insanlarda travma yaratacak, beyinlerine kazınacak bir olgunun adını kalkıp da 'Ergenekon' koydunuz? (Böyle bir Örgütlenmenin var olduğunu varsayarak) aslında bu soruyu sormanın, herkesin hakkı vc görevi olduğunu düşünüyorum. Yakın tarihe kadar Bakırköy özgürlük meydanında, Taksim'de, Ankara'da ve ülkemin muhtelif yerlerinde, ekseriyeti melül melül, geçmişinden, tarihinden, mitolojisinden ve efsanesinden bihaber, cahilce dolaşan bir gençlik olduğunu varsayıyorduk. Bugün ise durum çok farklı. 'Ergenekon' kelimesini aym kesime sorduğunuzda, 'ETÖ' -'Ergenekon Terör Örgütü' -'Terör'- 'gizli ve komplo' gibi birçok negatif, olumsuz, kötü mânâ taşıyan kavramlarla bağdaştırmakta. Artık bunu kurtarma şansınız da yok denecek kadar az. Çünk Ergonakona dair oluşan kötü imaj beyinlere kazınmış durumda. Unutmayalım ki, bu toplumun her zaman kendini özdeşleştirdiği bir efsanesi, bir mitolojisi ve kuşaktan kuşağa aktaracağı bir hikayeye ihtiyacı oldu ve olacak, işte salt bu sebeple bu yazıyı kaleme alıyorum. Ne yazık ki; mitolojimize gölge düştü. Bizim anlatacağımız hikayemize kan bulaştı, artık kötü ve karanlık bir kavram oldu. Düne kadar belki ekonomik refah seviyemiz pek iç açıcı değildi, büyümenin, gelişmenin tüm bedellerini Ödüyorduk. Karnımız hak ettiğimiz şekilde doymuyordu, maddi sıkıntılarla boğuşuyorduk vc yoksulduk ama bizim inandığımız değerlerimiz, anlatacağımız bir efsanemiz/mitolojimiz vardı. Bugün ortaya çıkan tablo akıllara, acaba ,"değerlerimiz, elimizden alınmaya mı çalışılıyor?', sorusunu getiriyor! Sanki biz asıl şimdi fukaralaşmaya başladık! Tarihimiz, geçmişimiz peyder pey dolaylı/dolaysız yollarla silinip, yeniden tasarlanıyor gibi. Bu hangi tarihin ve kaderin tekerrürü diye şöyle bir etrafa baktığımızda, bunun en çarpıcı örneğini Almanya'nın yaşadığını görüyoruz. 19. yy'ın sonlarına doğru Almanya'yı federal bir vsistemle bir ulus devleti' haline getiren Otto von Bismarck'dır.